Belirli Süreli İşçinin Mazeret İzni
İşgücü piyasaları dönüşürken çalışma ilişkileri de değişmektedir. Değişim ve dönüşümler iş ilişkilerini de etkilemekte, istisnai iş ilişkileri gündeme gelebilmektedir. Nitekim iş ilişkisinin belirsiz süreli olması esas olandır. Ancak bazı durumlarda iş ilişkisinin belirli süreli olarak kurulması söz konusu olabilmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11'inci maddesinde belirli süreli iş sözleşmesi hüküm altına alınmıştır: "İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir." Hüküm incelendiğinde belirli süreli iş sözleşmesinin kurulması objektif nedenlerin varlığına bağlıdır. Objektif nedenler; işin süreli olması, işin tamamlanacak ve bir daha işi üstlenen işveren tarafından yapılmayacak olması, belirli bir olgunun ortaya çıkması olarak özetlenebilir. Belirli süreli ve belirsiz süreli iş sözleşmelerinin, içerik ve özlük hakları bakımından da farklı sonuçları bulunmaktadır. Örneğin, usulüne uygun kurulan belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda, şartlar sağlanmış olsa dahi kıdem tazminatı gündeme gelmemektedir. Ek olarak, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Bu hususun en önemli sonucu ise belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin işe iade davası açma hakkının bulunmamasıdır. Ancak mazeret izinleri bakımından belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçi ile belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçi arasında bir fark bulunmamaktadır. Mazeret izinleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun Ek 2'nci maddesinde hüküm altına alınmıştır. "İşçiye; evlenmesi veya evlat edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü hâlinde üç gün, eşinin doğum yapması hâlinde ise beş gün ücretli izin verilir. İşçilerin en az yüzde yetmiş oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hastalık raporuna dayalı olarak ve çalışan ebeveynden sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar ücretli izin verilir." Dolayısıyla işçilerin İş Kanunu'ndan doğan haklarından bir diğeri mazeret izinleridir. Mazeret, işçilerin işe devam etmesini engelleyen nedenler olarak kabul edilmektedir. Çalışanın mazeretine bağlı olarak bu günlerde iş görme edimini yerine getirmesi beklenmemelidir. Bu Hüküm uyarınca İş Kanununa tabi işçilerin mazeret izinlerinde süreler aşağıdaki gibidir: -Çalışanın evlenmesi halinde 3 gün, -Çalışanın annesinin, babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun vefat etmesi halinde 3 gün, -Çalışanın evlat edinmesi durumunda 3 gün, -Çalışanın eşinin doğum yapması halinde 5 gün, -Çalışanın en az %70 engele sahip ya da süreğen hastalığı olan çocuğu varsa o çocuğun tedavisi için 1 yıl içinde tek seferde ya da bölerek 10 güne kadar. Bu sürelerin ve mazeret hallerinin, bireysel iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmeleri ile artırılması ve çeşitlendirilmesi mümkündür. Mazeret izinleri takvim günü olarak düzenlenmiştir. Örneğin, cumartesi günü evlenen bir çalışanın mazeret izni cumartesi, pazar ve pazartesi günleri olmak üzere 3 gün olacaktır. Ek olarak mazeret izinleri ücretli izinlerdir. Çalışanlar mazeretli oldukları gün çalışmadıklarından dolayı ücretlerinde kesinti yapılmamalıdır. Nihayetinde, mazeret iznine ilişkin hakların kullanımı açısından çalışanın, belirli süreli iş sözleşmesi veya belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışması süreci etkilememektedir. Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışanlara da mazeretin ortaya çıkması ve işverenden talep edilmesi halinde mazeret izni ilgili süreler boyunca ücretli izin verilmelidir. Kaynak:Resul Kurt / Star Gazetesi |